Biz



Şerefiye Bahçesi: Merhaba. Biz Günseli ve Oğuz…

Profesyonel iş yaşamının koşuşturması, İstanbul gibi zor bir şehirde yaşamak bizi İstanbul'a yakın aynı zamanda İstanbul’la bağı olmayan bir köyde yaşama hayalimize güç verdi. 2005 yılı sonunda İznik' e bağlı 30 haneli bir Bulgar göçmeni köyü olan Şerefiye Köyü’ ne taşınma kararı aldık. Köy, bir dağ köyü ve İznik’ten 350 m. yüksekte. Bizim köye tam anlamıyla yerleşmemiz 2009 baharını buldu.  Köyde ilk sene 50 kök domates, 20 kök sivri biber ektik. Meğer çokmuş bu kadarı. Maşallah bol da verdiler. Konserve yapmaya başladık. Bahçede çok güzel, kendiliğinden çıkan deli erik ağaçları vardı. Onlardan da erik ekşisi ve erik marmelatları yaptık. Komşumuz Ayşe Teyze' den muhacir tarhanası, ekşi mayalı ekmek, Meryem'den lavaş ve erişte yapmayı, Kadriye'den mendil (bir yufka çeşidi), Ayşe'den kesik otu dedikleri kantaron çiçeğinden yağ yapmayı öğrendik. Bunları ailemiz ve dostlarımızla paylaşıyorduk; yılbaşı hediyelerimiz artık bu doğal ürünlerimizdendi.

İstanbul'da yıllarca belirli bir tempoda çalışma alışkanlığını köyde de devam ettirince ortaya meyve ve sebze kaynaklı bir sürü ürün çıktı. Dostlarımız bizi zorlayarak yeni bir iş sahibi olmamızı sağladılar. Ürünlerin bir adı olması lazımdı artık; Oğuz hiç düşünmeden "Şerefiye Bahçesi" dedi. Hoşumuza gitti. Artık ürünlerimizin bir adı vardı... Bu esnada 50 kök domates de 5000 köke kadar çıktı. Komşularımız ekiyordu, biz de onları işliyorduk. Şerefiye Bahçesi glutensiz ve vegan beslenmeye uygun katkı maddesiz ürünlerden oluşan portföyü ile gurme bir markaya dönüştü.